Isvec’te Yasam

Bu ortak paylasimda, klavyenin oteki ucunda Umut Can Cimen var. Umut, benim universiteden arkadasim, o da yurt disinda yasamayi secenlerden. Ustelik bu konu uzerine deneyimlerini paylastigi cok guzelde bir blogu var. Buyrun kendi kaleminden, hali hazirda yasadigi Isvec’i okuyalim..

1. Merhaba Umut, bize biraz kendinden ve blogundan bahseder misin ?

Merhaba Chef Expat, ben Umut – Gezenti Adam’da derler. 27 yaşındayım, eğitim hayatı sonrasında, yurtdışında yaşama sevdasına tutulana kadar, havacılık sektöründe çalıştım. Yurtdışına çıktıktan sonra vakit buldukça gezmeye çalıştım. Gezip gördüğüm yerleri de anı niyetine blogumda yazmaya başladım fakat okuyucuların artmasıyla birlikte yazmak ve paylaşmak güzel bir hobiye dönüştü.

2. Yurt disina cikma kararini nasil ve neden verdin , simdiye kadar hangi ulkelerde bulundun?

2014 yılında, çevreme göre güzel ama bana göre sabit giden hayatıma daha fazla devam etmek istemediğime karar verdim ve çok kısa bir süre içerisinde, radikal bir karar vererek işimi bıraktım, arabamı sattım ve sevgilimden ayrılmak zorunda kaldım. Bir proje için 1 yıllığına Macaristan’a yerleştim. Sonrasında 9 ay Avusturya’da yaşadım ve son 7 aydır İsveç’teyim, burada kalıcı olmaya çalışıyorum, bakalım 😊

3. Yurt disina hangi yolla ciktin, is bulma ve vize surecin nasil isledi ?

Yurtdışı serüvenime, bir Avrupa Birliği projesi sayesinde Macaristan ile başladım. İlgili proje sayesinde kolaylıkla oturma ve çalışma izni alabildim. 1 yılın sonunda ise Macar kız arkadaşım, şimdiki eşim ile evlenme kararı aldık ve Avusturya’ya taşındık. Daha sonra eşimin çok daha iyi bir iş teklifi alması nedeniyle ani bir kararla İsveç’e taşındık. Burada da oturma-çalışma izni işlemleri oldukça uzun sürdü fakat sonunda halloldu.

isvec

4. Suan calistigin ulke ile Turkiye’yi meslek kosullari acisindan kiyaslayabilir misin ?Suan yasadigin ulke ile Turkiye arasinda sosyal yasam farklari neler ?

İsveç bilindiği üzere oldukça modern ve gelişmiş bir ülke. Çalışma hayatı ve yaşam şartları tabi ki de Türkiye’ye göre çok daha iyi. Ama bu noktada bazı hususlar var. Burada istediğiniz ya da alanınız olan bir işi bulmak istediğinizde de gerçekten donanımlı olmanız gerekiyor. Ayrıca, neredeyse 7’den 70’e herkesin rahatlıkla İngilizce konuşabilmesi nedeniyle, İngilizceniz bir yabancı olarak size günlük yaşamda elbette avantaj sağlıyor ama iş bulma açısından size bir fayda sağlamıyor. Bu nedenle, İsveççe bilmeden bir iş için tercih edilme şansınız da oldukça düşük.

5. Bulundugun ulkedeki mutfak kulturu ve yemekler hakkinda bizi biraz aydinlatir misin ?

Açıkcası İsveç’in kendine has, pekte zengin bir mutfağı yok. Dünya mutfağından yararlanarak oluşturulmuş bir kültür var diyebilirim. İsveç mutfağına dair bulabileceğiniz en ünlü şey bize de “Misket Köfte” yada IKEA köftesi olarak geçmiş olan “İsveç Köftesi”. “Bulle” diyorlar burada. Türkiye’de de IKEA’ya giderseniz bulabileceğiniz bir köfte.

6. Bulundugun ulkedeki vergiler, zorunlu masraflar ve genel anlamda hayat pahaliligi ile ilgili bizi aydinlatir misin?

Hayat Türkiye ile kıyaslanamayacak derecede pahalı fakat insanların ortalama geliri de buna göre düzenlenmiş durumda. Fakat herkesin bütçesini etkileyen en önemli faktörün ev/daire konusu olduğunu söyleyebilirim. İnşaat/Nüfus oranı aynı hızda ilerlemiyor. Özellikle büyük şehirlerde kiraların ve ev fiyatlarının inanılmaz uçuk olduğunu söyleyebilirim.

7. Bulundugun ulkedeki saglik ve egitim kosullari nasil ?

İsveç’te sağlık ücretli. Bu konu Avrupa ülkelerinin kanayan yarası. İmkan var ise özel sağlık sigortası yaptırmak daha iyi bir çözüm. Eğitim konusunda sadece İsveç değil İskandinav ülkeleri dünyanın en iyileri arasında yer alıyor. Anaokulundan itibaren çocukların yeteneklerine ve çocukluklarını yaşamalarına odaklı bir eğitim sistemi var.

8. Gelecekte kendini nerede goruyorsun ? Turkiye’ye donmek yada baska bir ulkeye gecis yapmak gibi planlarin var mi?

Açıkcası İsveç’te kalıcı olmak istiyorum. Bu nedenle şu sıralar İsveççe’yi iyi bir şekilde öğrenmek ve sonrasında istediğim gibi bir iş bulmak ya da duruma göre iş kurmak niyetindeyim. Türkiye’ye dönmek her zaman bir alternatif. Fakat şu süreçte dönme gibi bir planım yok.

9. Son olarak soylemek istediklerin, önerilerin neler ?

Bir gezgin olarak, yurtdışında yaşamak isteyenlere küçük bir tavsiyem olacak: Yurtdışında yaşamak isteyenler, yurtdışında yaşamanın, turist olarak gezme ve tatil yapma ile alakası olmadığını, büyük zorluklarla karşılaşacaklarını ve her şeyin toz pembe olmayacağını bilsinler, buna hazır olarak gelsinler.

Sevgiyle Kalın!

Umut Can Cimen

www.gezentiadam.com

instagram.com/gezenti.adam

Engelsiz sef, Eduardo Garcia

12 yillik kariyerinin ardindan, gecirdigi bir kaza sonucu tek kolununun yarisini kaybeden ve vucudunda ciddi yaralar kalan sef, ayni surecte kanser hastasi oldugunuda ogrenir. Hayat onu yildiramaz! Hepimize ders olmasi gereken muhtesem bir hayat oykusu.. Engelsiz sef, Eduardo Garcia ..

Ben ikiz olarak dunyaya geldim, kardesim ve ben LA County’de yaklaşık bir buçuk ay premature olarak dogmusuz . Dogum sirasinda benim pozisyonum nedeniyle annem oldukca zorlanmis hatta hala bunun şakasini yapar ve ozamandan beri herseyin kendi kontrolunde olmasini isterdin der.

Annem bir İspanyol, öğretmendi ve babamı ergenlige gelene kadar tanımadım, biz dogduktan bir kac hafta sonra Meksika’ya geri dönmus. Kaliforniya’daki bir manevi toplulukta büyüdüm. İnsanlar bana bu toplulukta ne tür bir dini inanis oldugunu soruyorlar, ancak birçok dünya dininin ve inancın bir araya getirilmesi gibiydi: İsaya, Buda’ya, reenkarnasyona ve karmaya eşit derecede inandık. Ben altı yaşındayken, topluluk Güneybatı Montana’daki Corwin Springs alanına taşındı. Yeni mülkiyet Yellowstone Milli Parkı’nın sınırında birkaç kilometrekarelik büyüklükteydi. Her ne kadar bir komün olmasada  her şey ortakti. Yaz boyunca bahçecilikle ugrasirdik , keçilerimiz vardi ve kis boyunca onlarla ugrasirdik.

Sonsuz miktarda enerjim vardi ve  her yerde olabilme gayesindeydim. Bu nedenle sık sık yıkıcı oldum ve okulda cok zorluk çektim. İnsanlar sürekli etrafta sürünmeyi ve tırmanmayı bırakmam için bana bağırıyorlardı. Oturmak ve kitap okumak istemiyordum-dokunabileceğim, hissedeceğim ve parçalayabileceğim bir şey olmasi gerekti. Anaokuldan liseye kadar dokuz okuldan yıkıcı ve isyankar davranışlar yüzünden atıldım. Uyuşturucu kullanmaya, içki içmeye 11 yasimda başladım, Montana tepelerinde gençligimi özgürce geçirdim ve her şey bir macera gibiydi.

Bölgedeki her okuldan atıldıktan sonra, lisede ilk iki yıl boyunca New Mexico askeri okuluna katılma kararı aldım. Orada hayat derslerimi öğrendim, ancak bir buçuk yıl sonra ne yazık ki kovuldum. Bu hayatımdaki önemli bir zamandı. Liseyi ikinci sınıfımın geri kalan kısmı boyunca evde okudum ve sonucunda biraz uslanarak devlet okul sistemine tekrar girdim.1999 ilkbaharında iyi notlarla mezun oldum.

11 yaşında olduğum zaman arkadaşlarımla patates kizarttigimizi hatırlıyorum. Calışan ailelerimiz çoğu zaman meşguldü, bu yüzden yazlar sırasında sık sık kendimize bakmak zorundaydik. Ilk deneme oldukca basarisizdi. Yağ yeterli derecede sıcak değildi, bu yüzden kızartmalar hantal ve tamamen yağ yüklü oldu ama biz onları yedik. Yiyeceklerin nasıl yapıldığını anlamaya basladigim  için vahiyin ilk anı buydu.Yemek yemek zorundaydim ve bunun icin nasil pisirmem gerektigini ogrenmeliydim, bukadar basitti..

Profesyonelce pişirmeye ilk başladıgim zaman tek nedeni bir işe ihtiyacım olmasiydi. 15 yaşındayken yerel bir barda  calismaya başladım tam olarak ne yaptigimi bile bilmiyordum fakat tamamen göz açıcı bir deneyim oldu. Mutfakta bir saat kaldıktan sonra şef bana “Pizza yapmayı öğrenmek istersiniz?” Diye sordu. “Tabii ki!” Diye düşündüm, hayatım boyunca yemek yediğimi fark ettim,  Yemek yemek aslinda cok zengin bir hikaye.Bundan önce, yemekle olan ilişkim “kahvaltı için ne var?” Ya da “Yemekte ne var?” Diye sormanın ötesine geçmemişti. Yemek hazırlamaya başlayınca, “Vay canına, tuzlu, ekşi, tatlı, acı” diye düşündüm. , Baharatlı-bu harika! “Pişirmek bana maaş verme değil, eğlenceli ve tamamen özgürleştirici oldu.

Bu özgürlük ve yaratıcılık hissi benimle kalmıştı ve lisedeyken bir Italyan restoraninda calismaya başladım. O zamanlar şef olan Robert Meadows yaz aylari boyunca oglen yemeklerinin menusunu yapabilir misin? diye sordu. Tabiki “evet! ” diye atildim, O noktaya kadar sadece akşam yemegi pişirmiştim. Menünün çalışmasıyla ilgili bir meydan okuma olup olmadigini düşünmedim sadece denemeye karar verdim. Kasaba kütüphanesine gidip Reader’s Digest’in eski kopyalarında tariflere baktığımı hatırlıyorum. Her sayisinda üç tarif olurdu, kiraz soslu tavuk gogsu tarifini gorup  “Ah, bu kulağa hoş geliyor” diye düşündüm. Ne yaptığımı gerçekten bilmiyordum.

O donemde halen alkol ve uyusturucu kullaniyordum. Sans eseri o yaz balik tutmaya merak saldim ve o yolla kotu aliskanliklarimdan siyrilmaya basladim. Yeni yil geldiginde kararimi vermistim.. Her turlu kotu aliskanliga son!

Pişirme bana ilham vermeye ve kendimi başka şekillerde hissettirmeye başlamıştı. Tutarlı, sağlıklı uyanis yaşamak istedim ve pişirme bunu yapmanın bir yoluydu.

Lise mezuniyetinden sonra, Seattle Sanat Enstitüsünde mutfak okuluna devam etmeye karar verdim. Bu, hayatımın önümüzdeki 16 yılının başlangıcıydı. Çılgınca bir zamandı: üç iş, okul ve  kız arkadaşım arasında, iki saat uykuyla yasiyordum. Okul 06: 30’da başlardı ve çoğu gün ilk  ders boyunca uyurdum ama bir kere yemek pişirmeye başlayınca, harekete geçer, işimle uyanirdim. Genellikle saatim kulağımda uyudugumu hatırlıyorum, bu yüzden alarm beni uyandırdı, otobüse atlar, ve uyudugum icin inmem gereken duragi hep kacirirdim. Fazladan para kazanmak için, sınıf arkadaşlarımın şef ceketlerini utulerdim. Pike Place Market’teki çöp bidonlarından sebze toplardım ve onlardan kendime yemek yapardim. Bu süre zarfında yemek pişirmek ve başkalarını beslemek için büyük bir heyecan hissetmeye başladım.

Okul 21 aydı, oğrenci kredilerinin geri odemesinin mezuniyetten dokuz ay sonra başlayacağını biliyordum bu faturalarımı bir gecede üç katına çıkaracakti o nedenle kendimi desteklemek için oldukça hızlı bir şekilde duzgun bir is bulmaliydim. Saito’s adlı bir Japon restoranında is buldum, ancak restoran endüstrisine bagli kalma fikri beni rahatsız ediyordu ve ne yapacağımı bilmiyordum. Mezuniyetten bir ay önce, eğitmenlerden biri olan Şef Robert Wood, “Eduardo, reddedemeyeceğin bir iş var” dedi. Şehirde Dorothea adlı yat limanında is sirasinda ickili oldugu icin kovulan bir sef vardi.

Neden bilmiyorum bu teklife hayir dedim ve 6 ay daha Saito’da calismaya devam ettim. 6 ay sonra yat limanindan tekrar aradilar, benzeri bir olay olmustu ve yeniden bir sefe ihtiyaclari vardi. Ayni teklifin ikinci kez gelmesini kadere bagladim ve kabul ettim. Sonraki 11 yil boyunda yatlarda calismaya devam ettim ve pek cok ulke gezme firsati buldum. Her gittim ulkede yerel lezzetlerin pesine dustum ve mesleki kulturumu gelistirdim.

2011 yilinin Mart ayinda Montana’ya geri donmek icin isimden ayrildim. Geri gelip kiz arkadasim, ablam ve ikiz kardesimle birlikte Montana Mex adini verdigimiz bir perakende gida sirketi kurdum.Ayni sure zarfinda kiz arkadasimla birlikte acik havada, dogal urunlerle yapilan yemeklerin yer aldigi bir televizyon programi projesine kafa yormaya basladik. Ajanslar bu fikrimizle cok ilgilendiler ve her iki isimizde cok yolunda ilerlemeye basladi.

9 Ekim 2011 de ormanda gordugum bir ayi cesedinin yanina gittim ve bicagimi cikarip inceleme yapmaya karar verdim. Ayiyi olduren seyin gizlice gomulmus ve 2400 voltluk bir enerji kaynagi oldugunu bilmiyordum. Kendime geldigimde sans eseri hala hayattaydim, yarali halde 5 km yuruyup yardim bulabildim. Travma servisinde 48 gun gecirdim ve 19 ay boyunca 21 cerrahi operasyon atlattim. Doktorlar sol kolumun yarisini kesmek zorunda kaldi, karin, gogus, bacak kaslarimin bir bolumu ve 4 kaburgamda alindi. Tum bunlar yetmezmis gibi birde ayni surecte testis kanseri teshisi kondu ve 3 ay sureyle kemoterapi aldim.

eduardo garcia 1

Fiziksel iyilesme surecini atlattiktan sonra, protez kolumla yeniden pisirmeye basladim.

Başlangıçta, her şeyi bırakıp durdum. Kendime, “Tamam, artık mutfak hayatının koşuşuyla o kadar büyülenmiş hızlı bir çocuk olamayacaksın” dedim. Bu benim için bir gerçeklik kontrolü oldu. 100 kilo domatesle uğraşan olamazdım bununla birlikte, başkalarını beslemek için sahip olduğum sevgiyi alabilir , destekleyici ve komuta eden bir role adım atabilirdim.

Pişirme, başka herhangi birşey kadar duygusaldir : Vücut takip edilmelidir, tutku vücudunuzun iç akışına ayak uyduruyor. Kazadan sonra alçak gönüllü bir kontrol geldi ve sevdiğim şeyleri yapabildiğim için çok minnettar oldumu farkettim. Neyse ki, şu anda gevşek, liberal bir şeften daha fazlasıyım. Bir tabagin mükemmel olması gerekmez. Bunun yerine, kusurlu hale getirelim ve bunu neden yaptığımıza odaklanalım: sevdiğimiz ve takdir ettiğimiz insanları beslemek ve onları iyi beslemek.

eduardo garcia 2

“Bugün olmak istediğim kişi her sabah uyanabilisimin doğrudan bir sonucudur ve kendime hiçbir şeyden pişman olmamayi ve her şeyi affettigimi söylemektedir. Hatalarımdan ve yaklaşımımdan, alçakgönüllülük ve egonun doğru karışımı ile her gün yeniden öğrenmeliyim … “

Kaynak : thegreatdiscontent sitesinde yer alan roportajin, Turkce cevirisidir.

Orijinal Roportaj

Tayland’da yasam ve cikolata

Bu roportajimda klavyenin oteki ucunda hayallerinin pesinden giden bir meslektasimiz Zulal Dalbas var. Hali hazirda Chiang Mai, Tayland’da yasiyor, buyrun kendi kelimeleriyle okuyalim, biraz Tayland, biraz cikolata…

Screen Shot 2017-05-20 at 10.30.44 PM.png
Chef Zulal Dalbas

1.Merhaba Zulal Hanim, bize biraz kendinizden bahseder misiniz ?

Hayallerin pesinden gitmenin yasinin olmadigina inanan; hikayeleri, dogayi, hayvanlari, cikolatayi, sinemayi ve muzigi tutkuyla seven biriyim .

2.Asciligi secme kararini nasil verdiniz ?

Bir denizcilik firmasinda calisirken kaza gecirdim. Bu kaza bir uyanisin baslangiciydi benim icin. Klise veya degil fakat yasam kirilgan ve kisa. Isimi birakip iyi bir cikolataci olmak icin kollari sivadim.

3.Sizce bu isi yapmak icin egitim almak sart mi ? Diploma ve/veya sertifikanizin size faydalari nasil oldu ?

Hem evet hem hayir. Sektorde hicbir egitim almadigi halde son derece basarili ve yetenekli olan Sefler ile tanistim. Ben kitaplardan ogrenmeyi cok seviyorum. Ayrica butcem elverdikce hayranlik duydugum seflerin workshop’larina katiliyorum. Henuz diplomam ya da sertifikalarim bana bir kapi acmis degil ama mesleki gelisimimde katkilari buyuk oldu egitimlerimin.

4.Pastacilik uzerine yogunlasma nedeniniz nedir ?

Cocuklugumdan beri cok sevdim pasta yemeyi . Annem cok lezzetli pastalar yapardi. Lisedeyken 4 kisilik bir arkadas grubum vardi. Her firsatta kocaman bir frambuazli pasta alirdik, ben dorde bolerdim pastayi. Arkadaslarim kendi paylarini bitiremez ben onlarinkini de yerdim☺ Insanlari beslemeyi cok seviyorum, hele begenileri gordugumde aldigim keyif tarif edilemez. Yemek pisirmeyi de cok seviyorum fakat vejetaryan oldugum icin cikolata ve pastaya odaklandim.

5.Yurt disina cikma kararini nasil ve neden verdiniz ?

Her zaman aklimdaydi. Universiteden sonra calismaya basladim. Ailevi sorumluluklar, kira, banka kredileri derken olmadi… Istanbul’da gittigim pastacilik programinda cikolata ile ilgili pek birsey ogrenememistim. Avustralya’ya cikolata egitimi icin gittim. Orada ogrendiklerim, tanistigim seflerin yaraticiliklari inanilmazdi. Beni paristeki World Chocolate Master’a davet ettiler. Onlarla Pariste bulustum. 2 hafta boyunca yarisacak olan seflerle tanismak ve kamp kurulan okulda Avustralya takimina asistanlik yapmak, yarismanin her anina ve seflerin heyecanina ortak olmak, hayatimi degistirecek bir tecrube oldu. Zihnimde yukselen cagrilara, sorulara cevaplar aramak icin yolculuga ciktim.

6.Suan bulundugunuz ulke ve calistiginiz otel / restoran ile ilgili bize biraz bilgi verebilir misiniz ?

Tayland derin tarihi ve budist kulturu ile cok ilginc bir ulke. Insanlari son derece sakin ve mutlu. Mutluluk herseyin onunde burada. Aile cok onemli. Kimse dogumgununde ise gitmiyor. Tapinaklara gitmek sosyal aktivite. Halk sans oyunlarina cok duskun. Ulkenin kuzeyinde Le Meridien Chiang Mai Hotel’de calisiyorum. Sehrin kalbinde yer alan otel, yilin her donemi cok yogun.

7.Yurt disina hangi yolla ciktiniz, is bulma ve vize sureciniz nasil isledi ?

Icsel yolculugum beni Tayland ‘a goturdu. Endiselerim vardi, kendimi kayip hissediyordum, gucsuzdum. Tay Boksu ogrenmeye karar verdim. Bedenim guclenirken, zihnim de guclenir umuduyla. Asya ve Avustralya’da seyahat ettim, her yolculugun sonunda Chiang Mai’a donuyordum. Bu sehrin enerjisi ve sakinligi bana cok iyi geliyordu. Italyan bir arkadasim cikolatalarimi Le Meridien’in Italyan Executive Chef’i ile paylasmis. Chef arayip otele davet etti, is teklifi yaptilar. Taylandda calisma hayatim boyle basladi. Minnettarim bu firsat ve tecrube icin.

8.Suan calistiginiz ulke ile Turkiye’yi meslek kosullari acisindan kiyaslayabilir misiniz ?

Tayland’da lokal paketle calisiyor olmama ragmen Turkiye’deki sef arkadaslarimdan iyi kazaniyorum. Burada Sefler inanilmaz saygi goruyorlar ve otel yonetimi calisanlarin mutluluguyla yakindan ilgili.

9.Suan yasadiginiz ulke ile Turkiye arasinda sosyal yasam farklari neler ?

Bu en buyuk handikap benim icin. Istanbul’un kulturel ve sosyal zenginliginden sonra burada hersey cok yavan, derinlik yok.

10.Mesleki kosullar goz onunde bulunduruldugunda , erkek egemen bir sektor oldugu asikar. Bu konuda sizi bekleyen zorluklar oldu mu? Ustesinden nasil geldiniz ?

Hicbir zorluk yasamadim bu anlamda. Bazen 1 ay izin kullanmadan, gunde en az 12 saat calisiyorum. Calisma arkadaslarim her firsatta cok guclu bir kadin oldugumu tekrarliyorlar.

11.Sektor icinde ki bayan seflerin sayisi gunden gune artiyor, yeni baslamayi dusunen bayan seflere onerileriniz neler ?

Mutfak tutkunuz varsa, uretmeyi , fark yaratmayi seviyorsaniz pes etmeyin.

12.Bulundugunuz ulkede ki mutfak kulturu ve yemekler hakkinda bizi biraz aydinlatir misiniz ?

Thai mutfagi cok zengin. Deniz mahsullerine saplanti derecesinde duskun Tay halki. Sabah kahvaltisinda derin yagda kizartilmis balik ya da tavuk ayagi yemek cogu kimse icin tipik kahvalti. Kahvaltiyi cok erken yapiyorlar, saat 11 gibi oglen yemegi aksamustu 5 civarinda aksam yemegi. Hemen her ogunde salata, corba, kizartilmis et mahsulleri , curry’li yemekler tuketiyorlar. Kimse sabahin 6’sinda sarmisak veya sogan yemekten cekinmiyor. Bana gore, henuz ham olan mango ve papaya’dan yapilan salatalar cok lezzetli, turk damak zevkine yakin. Ayrica yapiskan pirinc, mango ve hindistan cevizi sutunden olusan tatlilari Taylanddaki en sahane yiyecek.

13.Bulundugunuz ulkede ki vergiler, zorunlu masraflar ve genel anlamda hayat pahaliligi ile ilgili bizi aydinlatir misiniz?

Taylandda import olan hersey cok pahali. Yerli mallari ise cok ucuz. Disarida yemek yemek cok ucuz fakat western mutfagi cok pahali. Ev kiralamak, arac almak ucuz. Ev satin almak isterseniz tapu’yu Tay vatandasi olan birinin uzerine yapmak durumundasiniz cunku Tay olmayanlarin Tay topraklarina sahip olma hakki yok. Fakat condo ve apartman dairesi alabilirsiniz kendi adiniza eger sozkonusu binada belirlenmis kotanin uzerinde Yabanci Ev sahipleri yoksa. Hastaneler yetersiz ve hizmetin iyi oldugu soylenemez. Iyi bir saglik paketi almali ve unlu hastanelere gitmelisiniz duzgun bir hizmet icin.

14.Bulundugunuz ulkede ki saglik ve egitim kosullari nasil ?

Egitim ve saglik kosullari kaliteli degil. Hesap makinesiz para ustu verebilenler azinlik. Okuma kulturu yok.

15.Gelecekte kendinizi nerede goruyorsunuz ? Turkiye’ye donmek yada baska bir ulkeye gecis yapmak gibi planlariniz var mi?

Turkiyeye donmeyi dusunmuyorum. Baska ulkelerde, kitalarda calismak su andaki ilk hedefim. Mutfak kariyerimi Executive Chef olarak sonlandirmak ise uzun soluklu hedefim.

16.Son olarak soylemek istedikleriniz, onerileriniz neler ?

Yasamak cok guzel. Nerede olursaniz olun umutlu olun, hayallerinizden vazgecmeyin. Seyahat edin mumkun oldukca, yolculugunuzda kendinizi daha yakindan taniyacaksiniz. Cok sevdigim animasyonlardan birinin kahramani soyle diyordu… Adventure is out there!

Ispanya’da yasam

Baska bir yabanci ulke roportajiyla yine beraberiz.. Bu sefer klavyenin oteki ucunda Mehmet Hacinebi var. Mehmet benim cok eski arkadaslarimdan, yillardir yuz yuze gorusememis olsakta internet sayesinde haberlesebiliyoruz.. Uzunca bir sure once Ispanya’ya yerlesti ve kader bu ya ; bir de meslektas olduk! Buyrun kendi kaleminden okuyalim Ispanya’yi ..

1. Merhaba Mehmet, bize biraz kendinden bahsedebilir misin ?

Merhabalar,  1987 Karsıyaka dogumluyum, evlı ve bır cocuk babasıyım. Esim Ispanyol, benim yurt disi maceramda o yolla baslamis oldu.

2. Ispanya’ya yerlesme kararinda etken olan faktorler neler ?

En buyuk faktor oglumuzun gelıs haberını almamız oldu. Esimin Ispanyol olusu ve dogumu Ispanya’da yapmak ısteyisi benide ister istemez yurt disina cikmaya mecbur birakti. Turkiye’de pazarlama ve satis sektorunde calisirken, sektorel sıkıntılardan dolayı ıs degıistirmek zorunda kaldım ve kendimi mutfakta buldum. O zamanlar profesyonel degıldım ama yaptıgım yemeklerı gerek ailem, gerekse arkadaşlarım her zaman cok severlerdi, elim yatkındı atese yani. Sonra Ispanya’da ıs aramaya basladim. Ne yazik ki buradaki ekonomik krız, bilmedigim bir ulke olusu, her ne kadar esımden dolayı yeterınce duymus olsamda pek yardimci olmadi. Sadece tatillerde gittigin, turist muamelesı gordugun bır yerde, yerlesik olmak dusundurdu bıraz. Onun disinda meslekte profesyonel olmayisimda eklendi, cok tedırgındım. Bıraz da oglumun sansı yardım ettı herhalde uzun bir arayisin ardindan yenı acılacak bır restoranda ascı yardımcısı olarak ıs buldum.

3. Varisinizdan sonra seni ne gibi zorluklar bekliyordu ?

En sıkıntılı kısım oturum ve calısma ızınlerımi almak oldu. Esım Ispanyol olsada ustelık 3 yıldır evlı olsakta bu sureci Turkiye’de gecirmis olmamis pek yardimci olmadi. Adıma kıralanmıs ev, is sozlesmelerım herseyim eksiksizdi ama bir turlu calisma ve oturma izni vermediler. Burası komık bır ulke, herseyın hazır ve yasal olunca sıkıntı cıkarıyorlar. Ulkeye kacak yollarla gıren gocmenlerın ızınlerı daha cabuk cıkıyor  ve daha acısı  bunu bana soyleyen yabancılar subesınde gorevli bir memurdu.

Diger bir konu “siesta”.. hic alısamadım. Dort yıldır buradayım hala alısamadım. Oglen iki ile bes bucuk arası kimse calısmıyor, dukkanlar kapalı hatta sokaklarda bile ınsan yok. Ben Izmir, Kemeraltın’da büyudum, ortaokuldan beri yazları kemeraltında bır dukkanda cıraklık yapardım ve o ınsan selıne alısmisim.Cayını bıle acele acele ıcmeye. sigarayı hep yarıda sondurup musterıye bakmaya… O yuzden mutfagı cok sevdım sanırım, servıs saatındekı kosusturmaca, garsonlar ıle tartısmalar, bagırıslar o stres,  kucuklukten berı kanımıza ıslemıs.  Ispanya’da hayat daha yavas hatta ticaret bile burada daha yavas, acelesı yok ınsanların.. Buna alısamadım!

endulus, elhamra sarayi
Elhamra Sarayi, Endulus

4.Bu zorluklarin ustesinden nasil geldin ?

4 ay boyunca yabancılar subesinin kapısını asındırdım hatta en son geri donus biletleri bakmaya baslamistim ki o sırada aklıma bir avukat tutmak geldi cunku gercekten cok sacmaydı. Nasıl olsa bu kadar para kaybettim diyerek birde avukat  tuttum. Avukatin yardimiyla izinleri alabildim. Yinede Ispanya’da devlet dairesine isimin dusmemesine ozen gosteriyorum, gercekten trajikomik bir haldeler.

5.Ispanyolca’yi ogrenmek ne kadar sure aldi ? Bu surede Ingilizce yeterli oldu mu?

Ispanyolca hep ilgim olan bir dildi. O nedenle lise yıllarımdan beri oyle ustun koru bakardım hep. Daha sonra evlenince evde sadece Ispanyolca konusmaya basladık. Bu sayede kısa surede ogrendim. Diger bir konu ; gunluk Ispanyolca ile is Ispanyolca’sı cok farklı.. Ben Ispanyolca biliyorum diye dusunurken mutfaga girince durum degisti.. Ilk bır ay her yeri post-ıt’lerle doldurdum.

Ispanya’da Ingılızce yeterli degil hatta gereksiz cunku burada Ingılızce bılen sayısı gercekten cok az. Oteller retoranlar ıcın konusmuyorum ama gunluk ihtiyaclarınız i karsılamak icin Ispanyolca sart.

6.Ispanya’da Turizm ve Restorancilik hakkinda goruslerin neler ?

Ispanyada turizm ve buna bağlı olarak restorancılık krızden once ve krızden sonra diye iki apayrı kutup. Krizden once neredeyse tum 4 ve 5 yıldızlı otellerde, restoranlarda kalifiye ve isinı seven insanlar musterilere hizmet ediyordu. Bunun en buyuk faktoru bu ınsanlarin garsonluk, ascılık, meıtre, yardımcı vs. bu meslekleri zorunluluktan degil , sevdikleri icin, secip yapiyor olmalariydi. Tabı buna bağlı olarak kazançlarıda iyi denilecek miktardaydi. Bu faktor gerek hizmet kalitesine, gerek sarap kavlarına, gerekse bir yemegın lezzetinden sunumuna hepsine etki edıyordu.. Sonuc olarak daha kaliteli bir hizmet, daha cesitli ve lezzetli yemekler , daha en onemlısı  de daha kaliteli turizm vardi.

Krizden sonrası maalesef bu yukarda yazdıklarımın neredesye tamamı tamamen dibe vurdu.  Restoranlarin kaliteleri ulkedeki ekonomik sikintiyla beraber dustu, bırcok otel kapandı.Kalifiye elemanlar istedikleri ucretleri alamadıkları icin baska ulkelere goc etti. Ispanyanın iyi sefleri Fransa, Almanya, Ingıltere gibi ulkelere gecti.  Su anda her ne kadar krizin bittigini yada ekonominin iyiye gittigi soylense de, ben burada yasayan biri olarak buna katılmıyorum.  Insanların krizden onceki yasam standartlarını yakalaması daha uzun yıllar alır gibi geliyor. Tabı ki sektorun yenıden eskı kalitesine donmesi de buna baglı olarak daha uzun yıllar alır.

7.Turkiye ile kiyasladiginiz zaman Ispanya’da ki yasamini nasil buluyorsun?

Ispanya’da hayat sokakta. Insanlar burada evlere kapanmayı sevmıyor. Evlerde misafir agırlamayı sevmiyor, bir arkadasınızı ziyaret etmek istiyorsaniz, arıyorsunuz filanca kafeteryada bir kahve icmeye davet edıyorsunuz. Evde kek, kurabıye, kısır yapıp eve cagırmıyorsunuz. Bızde malum, ya yemeye ya caya eve davet edilir genellikle. Buna alısmam zaman aldı ama baktım sonra baya kolay bir yol.. Onun haricinde ufak tefek farklılıklar olsada genelinde benim bulunduğum bolgede (-ki ben Ispanya’nın guneyinde, Endülüs bolgesindeyim) Turkıye ile neredeyse aynı. Sadece burada hatta sanırım butun Avrupa’da, bazı seylere daha kolay erisebiliyorsunuz. Turkiye’de 40 bin lira olan ikinci el bir araba burada 3 bin Euro .  Hatta soyle hesaplarsak ; ortalama maas bin Euro, araba 3 bin Euro yanı 3 maas kadar. Turkiye’de ortalama maas 1300 lira asgarı araba 10-15 maas. .

8.Ispanya’da calisma kosullari ve sosyal yasam dengesi nasil ?

Bizim sektor icin calısma kosulları da, sosyal yasam da sanırım heryerde aynı. Yanı Avrupa’da “sekız saat calıs, haftada ıkı gun tatıl” zihniyeti sadece kurumsal oteller ve restoranların bazılarında var. Sahıs isletmelerinde maalesef ki durum hic ic acıcı degil. Tabi issizliginde %18 civarında oldugunu dusununce, patronlara istiyorsan calıs, istemiyorsan adam cok zihniyeti yerlesmis durumda. Hepsini genellememek lazım ama durum bu :). Gerek bizim sektorde gerekse diger sektorlerde eger ki profesyonelsenız asgari ucretin uzerinde bir ucret alıyorsunuz. Sosyal yasamın tamamlayıcı unsurlarının fiyatları uygun. 15 Euro ya bugun ıster Madrid’te ister Malaga’da orta sınıf bir restoranda menu yiyebilirsiniz. Kafeteryada ortalama 1,5 Euroya cay kahve icebilirsiniz. 10 Euroya sinemeya gidebilirsiniz. Hal boyle olunca ortlama bir maas ıle ayda bir iki defa kacamak yapma sansınız olabilir.

paella.jpg
Ispanyollarin geleneksel yemegi “Paella”

9.Ispanyol mutfagi, yaygin kullanilan tadlar ve yemek kulturu hakkinda bize biraz bilgi verebilir misin?

Ispanyanın en bilinen yemegi etli & deniz mahsullu pilav, yani nam-ı deger “Paella”. O kadar cok cesidi ve hakında o kadar cok iddia var ki.. Kokeni Valencia olan bu yemek, Ispanyolların vazgecilmezi, sevmeyeni henuz goremedim. Bizim bulgur pilavına benzer ama pirincten yapılır. Tavuk, tavsan veya domuz eti ıle, karıdes, kalamar, subye, midye, deniz taragı kisaca aklınıza hangi deniz urunu geliyorsa koyulabilen bir yemek. Hatta kalamar murekkebi yapılan “Arroz Negro” yine bir paella cesididir. Eskıden sadece Valencıa’lı ascıların yaptıgı bu yemek, bu gun tum Ispanyada cok yaygın, ozellikle pazar gunleri ailece, esle dostla gidilen yemeklerde, iki salata sonra Paella cok yaygın bir yemek kulturu burada.

Dıger bir yemek kulturu, Tapas yada kuzeydeki adı ile Pınchos. Turkce’ye meze olarak cevirilebilir, yemekten bir saat kadar once bir iki bira, sarap yada herhangi bir icecek ile bir iki Tapas yuvarlamak adet haline gelmis durumda. Yaygın olan mezeler, Ispanyol omletı (yumurtalı patates bildıgın), hamsi kızartma, et sote, avokado ve domates, ballı patlıcan kızartması, karides omlet, ilk aklıma gelenler. .

10. Yasadigin yerde ve Ispanya’nin genelinde hayat pahaliligi nasil ?

Endulus bolgesinde hayat pahalılıgı, Ispanya’nin ust bolgelerıne gore daha uygun. Gerek ev kiraları, gerekse meyve, sebze fiyatları en onemlısi balık ve denız urunleri burada daha uygun. Ispanya’dan Avrupa’nın bir cok yerine giden mevye ve sebzelerin buyuk cogunlugunun bu bolgeden gittigini soylersem, biraz fikir sahibi olabilirsiniz.. Balık konusunda hem Ispanya’nın kendi karasuları hem karsıda Fas’ın karasuları hemde Portekiz’in karasularında avlanma yetkıleri oldugu icin balık ve denız urunlarinde de bir bolluk soz konusu. Hem Akdeniz balıkları hem okyanus balıklarını burada rahatlıkla bulabiliyorsunuz.

11.Ispanya’da egitim, saglik vb sosyal hizmetlerin durumu nedir ?

Iste tam bu noktada Ispanya dibe vurmus durumda, kriz ile baslayan kesintilerden en cok etkilenen sektorler ne yazık ki egitim ve saglık oldu. Ispanya’nın genelinde yeterli sayıda doktor ve saglık personali ne yazık ki yok. Bu yuzden hastanelerde herhangi bir hastalıgınız icin randevu istediginiz zaman, uzun bir sure beklemeniz gerekebiliyor. Bu sure zarfında zaten kendı kendinize iyilesiyorsunuz. Daha onemli bir seyler icin hastaneye gıttıginizde ise, kalp, beyin, rontgen, mr vs… ciddi ciddi iki yada uc ay sonrasına gun verebiliyorlar. Maalesef ki dalında profesyonellesmis kisileri de bulmak cok zor. Hal boyle olunca, ozel doktorlar burada saray gibi evlerde yasayabiliyor.

Egitim konusunda da durum faklı degil. Derslerin icerikleri, egitim metodları hakkında detaylı bilgiye sahip degilim ama sınıflar biraz kalabalık, ve yeterlı sayıda ogretmen ne yazıkkı yok, devlet krizi bahane edip yeni atamalar yapmıyor. Krizin yavas yavas gectigi, ekonominin iyiye gittigi soylense de, egitim ve sagligin tekrar eski gunlerine donmesıi baya bir zaman alacak gibi.

12.Son olarak soylemek istedigin, Ispanya’ya gelmeyi dusunenler icin yada sektore yeni atilanlar icin tavsiyelerin neler ?

Sektore yeni atılacak gencler, ATILMAYIN 🙂 . Efe’nin onceki yazılarında meslegın artıları eksilerini anlatan Sektöre girmeden..‘i elli kere okuyun 🙂 . Bizim meslek gercekten zor. Ya asık olacaksın bu meslege yada hic eline bıcak almayacaksın, ortası yok cunku cefası cok.

Ispanya’ya gelmek isteyenler, umarım yukarıda yazdıklarım biraz olsun size Ispanya’da kı genel durum hakkında bilgi vermistir. Ispanya’ya tatil icin gelip bir iki hafta denizin, gunesin tadını cıkartmak, bol bol deniz mahsulleri yemek, bol bol bira icmek sahane. Gercekten kusursuz bir ulke bunları yapmak yada ibiza da bir hafta aralıksız suren white party’lerde eglenmek. Kulaga cok hos gelıyor ama yerlesip burada yasamaya basladıgınızda inanın Turkıye’den farklı degıl.

Umarım keyıfle okumussunuzdur.

Iyı sanslar.

Brisbane, Avusturalya’da yasam

Bu yazida sorularimizi yanitlayacak olan Aykut Kalmaz, ailesiyle birlikte Brisbane, Avusrutalya’da yasiyor. Eski arkadaslarimdan olan Aykut’da benim gibi yurt disinda yasamayi secenlerden. Buyrun kendi kaleminden okuyalim ;

1. Merhaba Aykut, bize biraz kendinden bahseder misin ?

Merhaba, Turizm Otelcilik lise ve universite mezun olduktan sonra, son 10 yilimi Rusya, Ukrayna ve Polonya’da yasayarak gecirdim, kulturel yemekler ve kulturel aliskanliklar uzerine arastirmalar yaptim, son olarak Avustralya’nin Brisbane Sehrinde yasiyorum, (BrizbIn) Rivercity nehir sehri olarak bilinen Brisbane.

Screen Shot 2017-05-13 at 3.31.59 PM

2. Asciligi secme kararini nasil verdin ?

Rahmetli babam bizi disari yemege cikardigi zaman iyi yemek nasil yenir, nasil servis edilir bunlari ogutlerdi, yemek pisirme ve tuketim aliskanliklarimiz benim icin hep bir arastirma konusu ve hobi oldu, bu vesileyle liseyi Anadolu Turizm Otelcilik Meslek lisesinde okumaya karar verdim ve o yonde yeteneklerimi gelistirmeye basladim. Ascilik bolumunu bitirdikten sonra ogrenimime yine Turizm Otelcilik uzerinden devam ettim, cesitli zorunlu stajyerlik deneyimlerim oldu, bunlarin geneli 5 yildizli otellerin mutfak bolumleriydi, ondan sonra da ascilik benim icin meslekten daha cok yasam bicimi oldu.

3. Suan bulundugunuz ulke ve calistiginiz otel / restoran ile ilgili bize biraz bilgi verebilir misin ?

Avustralya cennetten bir kose diye tabir edebilecegimiz bir ulke veya kitap diyebiliriz. Nufusun cogunlugu kiyi seridini cemberleyecek sekilde yasiyor. Burdaki insanlar tam anlamiyla vejetaryanligi bir hastalik olarak goruyorlar ve milli gelenek haline gelmis bir Mangal kulturleri var.Bunu tesvik edecek cesitlilikte et bulmaniz mumkun. Devlet butun parklara elektrikli veya odun atesli mangal techizatini kurmus, bunu bir devlet hizmeti olarak ucretsiz vatandaslarina sunuyor. Dunyanin en fazla kisi basina et tuketimi ozellike Avustralyalilar gununde (ulusal bayram) oluyor . Avustralyadaki ascilik deneyimim, burdaki sartlarin farkli olmasindan oturu, cesitlilik gosterdi, oncelikle Fransiz Pastanesinde firinci olarak bir sure calistim, calisma prensibi bizim Turkiye’de ki alisik oldugumuz duzenle ortusmuyor. Daha cok hazir gida ve endustriyel urunler kullaniliyor, bunu biraz yadirgadim sonra maalesef alistim. Daha sonraki isimde Avustralya ve Etihad Havayollarinin ucak ici yemeklerini hazirlayan bir catering firmasinda Helal yemekler yapilan bolumunden sorumluydum. Avustralya temizlik ve hijyen konusunda okullarda mufredat olacak derecede kapsamli ve denetimli, en ufak detayina kadar dusunulmus yiyecek icecek sektorunun guvenligi..Hizmet sektorunde maaslar genellikle saat olarak hesaplaniyor. Baslangic seviyesi bir asci yaklasik olarak 24 Aud (Avustralya Dolari) kazaniyor ve haftalik ortalama 37.5 saat calisiyor.Ogle yemeginiz calisma saatinden sayilmiyor ve size odeme yapilmiyor.Bunun yaninda olanaklar oldukca esnek, iyi bir asci yillik ortalama 70-80bin Aud kazaniyor. Haftasonu ve tatil gunleri muazzam ucretler kazanilabiliyor, ornek vermek gerekirse eger tatil gunu calisiyorsaniz ve 3. dereceden bir asciysaniz saat ucretiniz 55 dolardan basliyor ve duruma gore artiyorda.. Para kazanma kismi guzel ama harcama kismi icin ayni seyleri soylemek biraz guc olabilir, hizmet sektorunde calisan insanlarin yasadigi stresi dusunecek olursak bir cok asci sigara iciyor, ve Avusturalya sigaranin belki de dunya da en pahali oldugu ulke. Bir paket Marlboro 70 dolar civarinda!Hayat masraflarindan bahsetmek gerekirse; burda hayatiniz aylik planlamiyorsunuz, haftalik planliyorsunuz. Maasinizi haftalik aliyor, odemelerinizi haftalik yapiyorsunuz. Brisbane icin konusmak gerekirse, kiralar degisken ama ben size ornek olarak 2+1 apartman dairesi haftalik kirasi ve masraflarini belirtecegim; ortalama 350-400 dolar civarina, havuzlu bir site icersinde ev tutabilirsiniz. Ulasim biraz sikintili, mesafeler uzak, belediye otobusleri 3 Aud, tek binis ve eger mesafe uzunsa fiyat 8 Aud’a kadar cikabiliyor. Araba almak en mantiklisi, benzin ucuz, arabalar ucuz. Uber’de sehir ici ulasim icin uygun cunku arabanizi park etmek istiyorsaniz ciddi ciddi dusunmeniz gerekebilir.. bazi park yerleri 19 Aud’dan basliyor. Dunyanin en pahali park ucretleri Brisbane da olabilir.Aile olarak yasiyorsaniz 2+1 ev mantikli, tek basiniza yasayacaksaniz oda tutmak en uygunu 150-200 arasi cok donanimli evlerde oda tutabilir ve para biriktirebilirsiniz . Mesai saatleri az oldugundan oturu ek isler yapip ekstra gelir getirmekte mumkun.

Screen Shot 2017-05-13 at 3.32.48 PM

4. Yurt disina hangi yolla ciktiniz, is bulma ve vize sureciniz nasil isledi ?

Esimin doktora yapmasini gerekce gostererek vizeye basvurduk ve 5 yillik oturum vizesi aldik. Yukseklisans ve doktora icin Avustralya’ya geliyorsaniz sure kisitlamasi olmaksizin tam zamanli, sinirsiz calisma hakkiniz oluyor, aslinda en mantiklisi kalifiye gocmenlik yolunu takip ederek gelmek fakat o surec biraz uzun surdugunden biz tercih etmedik.  Vize sureci 15 gunden kisa oldu, is bulmak suan icin cok kolay gorunmuyor fakat asci olarak her zaman secenekler mevcut. Is bulmak icin Gumtree en hizli yol. Hizmet sektorunde calisacaksaniz. is bulmak icin diger bir secenekte CV nizi bastirip tek tek restoranlari gezmek. Illaki birisi size geri donus yapiyor. Ulke disindan basvuru yapiyorsaniz, seek‘da gecerli bir is bulma secenegini ustelik bu vesileyle sponsor vizesi’de bulabilirsiniz. Is ilani kafaniza yatarsa telefona sarilip is hakkinda bilgi alabilir ve aradiginiz kisiyle muhabbet edebilirsiniz. Burda isler boyle yuruyor, kriket macindan, rugby macindan bahsediyor insanlar birbirlerini arayip.Burada insanlar oldukca dost canlisi.

5. Suan calistiginiz ulke ile Turkiye’yi meslek kosullari acisindan kiyaslayabilir misiniz ?

Avustralya ile Turkiye’de ki mesleki kosullari karsilastirmak epey uzun bir liste yazmama sebep olacagi icin kisaca ; Calisma kosullari esnek, insanlarin size davranislari kabuledilebilir olcude, maaslar ve izinler tatmin edici olcude.

Streets-Beach-01

6. Suan yasadiginiz ulke ile Turkiye arasinda sosyal yasam farklari neler ?

Devlet parklarinda mangal yapmanizi, dus almanizi ve tuvalet ihtiyaclarinizi giderebileceginiz ucretsiz olanaklar sunmus. Bunun yaninda Brisbane’da devletin yapmis oldugu kocaman bir plaj mevcut ve ucretsiz. Turkiye’de ki 5 yildizli otelin havuzu ve plajini aratmayacak sekilde ve tum olanaklar dusunulmus. duslar ve tuvaletler tertemiz. Icme suyunu belirli bolgelerden siselerinize ucretsiz olarak dolduruyorsunuz, etinizi marketten alip mangallarda ucretsiz pisirip yiyorsunuz, sosyal yasami tam anlamiyla Avustralya da yasayabiliyorsunuz. Brisbane Sydney kadar hareketli degil, aile yasamina uygun sekilde sosyal yasam olanaklariniz daha cok.

7. Bulundugunuz ulkede ki mutfak kulturu ve yemekler hakkinda bizi biraz aydinlatir misiniz ?

Kultur Avustralya icin biraz bolunmus diyebiliriz ama genel kabul gormus bir BBQ gelenegi mevcut, fish and chips hemen hemen her yerde mevcut, bunun yaninda kebapcilarda var. Yemek yeme kulturu biraz degisik cunku yasayan insanlar cok uluslu. Mesela Hintlilerin yasadigi bir bolgede izgara restoran acarsaniz batmaniz sozkonusu olabilir 🙂 ..Kisaca tum ulkelerin mutfaklarindan ornekler bulmak mumkun.

Screen Shot 2017-05-13 at 3.33.26 PM

8. Vergiler, zorunlu masraflar ve genel anlamda hayat pahaliligi ile ilgili bizi aydinlatir misin?

Avusturalya pahali bir ulke cunku yeterli nufus yok, Avrupa’dan, Amerika’dan epeyce uzakta. Vergiler ise yillik kazanciniza gore degisiyor. Kazanciniz 45bin dolarin altindaysa verginin tamamini yil sonunda devletten geri alabiliyorsunuz. Vergi iadesi olanaklari cok genis kapsamli, zorunlu masraflar ise cok goreceli.. Market alisverisleri pahali ama yerel pazarlar ve marketlerin yerini biliyorsaniz bu bir sorun olmaktan cikiyor. Sebze meyve super marketlerde cok pahaliyken, yore pazarlarinda ve dukkanlarda cok ucuz olabiliyor.

9. Bulundugunuz ulkede ki saglik ve egitim kosullari nasil ?

Burda egitim kazanc kapisi olmus durumda diyebiliriz. Yurtdisindan gelen hemen hemen herkes bu yolla bu ulkeye giris yapiyor o nedenle egitim sektoru cok kapsamli. Saglik yonunden ayni seyleri soylemek isterdim ama ne yazikki cok iyi degil. Bir hastaliginiz oldugunda size bakacak olan ucretsiz doktor tam anlamiyla sizin istediginiz bilgiye sahip olamiyor, o yuzden ucretli hastanelere gitmek durumunda kalabiliyorsunuz.

10. Bulundugunuz sehirde toplu tasima ve gorulmesi gereken yerler hakkinda bilgi verebilir misin ?

Toplu tasima pahali, uber daha ekonomik diyebiliriz ozellikle mesafe kisaysa.. Gorulmesi gereken yerler ; Gold Coast ve Sunshine Coast, 250km capindaki kiyi seridi gorulmeye deger. Byron Bay ise hippilerin ve surf yapanlarin vazgecilmezi.. Brisbane kuzeyinde Sunshine coast populerlikten ziyade daha cok  karavanlarla kamp yapilan, dogasiyla cenneti andiran bir yer, hos neresi degil ki! Hava sartlari eger firtina degilse tabiki~

Screen Shot 2017-05-13 at 3.36.10 PM

11. Gelecekte kendinizi nerede goruyorsun ? Turkiye’ye donmek yada baska bir ulkeye gecis yapmak gibi planlariniz var mi ?

Gelecek icin burda kendi capinda ufak bi izgara restaurant acip sous vide boutiqe tarzi bir girisimde bulunabilirim, insanlar degisik tatlar tatmak icin 250-300km yol gidebiliyor bunlar cok normal burdaki insanlar icin. Suan icin ulke degistirmek gibi bir planimiz yok, Brisbane’den oldukca memnunuz.

12. Son olarak soylemek istedikleriniz, onerileriniz neler ?

Avustralya gezip gorulmesi, sonra yasanmak isteniyorsa yasanilmasi gereken bir yer.Oldukca sakin bir yasam var burada, Avrupa ve Turkiye gibi dusunulmemeli, bunaltici olabiliyor beklentiye gore ama bence sahane bir ulke. coluk cocuk buyutmek icin en ideal yer Yada 5-10 yil hirs yapip ciddi paralar kazanilip istenilen ulkeye gidilip daha farkli yasanabilir.

Umarim keyifle okumussunuzdur.

Iyi sanslar..

Kazakistan’da yasam

Yillar once Dubai‘ye geldigimde pek cok degerli sef taniyacagima ve hatta arkadas olacagima dair bir fikrim yoktu. O isimlerden biri gecen yil Kazakistan’a tasinma karari aldi, hal boyle olunca sektorden birinin agzindan Kazakistan’i dinlemek iyi bir firsat olur dedim ve sorulari yonelttim..

Almaty, Kazakistan Ritz Carlton otelinde Sous Chef olarak Turkiye’yi temsil eden Yalcin Arslan’in anlatimiyla ;

1.Yalcin, biraz kendinden ve kariyerinden bahseder misin ?

1991’de Mengen Bolu’da dunyaya geldim. Ascilik ogrenimimi Bolu’da tamamladiktan sonra Istanbul Divan Otel ve Grand Hyatt Otelde calistiktan sonra Dubai Grand Hyatt’a transfer oldum. Bu transfer ayni zamanda gerek kariyerim gerekse kisisel gelisimim acisindan donum noktasi oldu. Grand Hyatt Dubai’de 2 yilimi tamamladiktan sonra, unlu Versace markasinin Dubai’de ki otel projesi beni cok heyecanlandirdi ve kendimi acilis ekibinin bir parcasi olarak buldum. Cok degerli isimlerle bu otelin acilisini yapmak ve kazandigim deneyimler benim icin cok faydali oldu. Sonrasinda 2016 yilinda Almaty Ritz Carlton’dan aldigim teklif gerek Ritz Carlton markasi, gerek pozisyonum acisindan karsi konulmazdi ve boylelikle Kazakistan maceram da baslamis oldu.

2.Kazakistan’a yerlesme kararinda etken olan faktorler neler ?

Ritz Carlton markasinin sektorde ki yeri ve durusu, bu markayi cok ozel kiliyor.Gunun birinde bu markayida CV’me eklemek hayallerimden biriydi. 2013 yilinda acilan Almaty Ritz’ide o tarihten bu yana yakindan takip ediyordum. Oyle zannediyorum yeni bir dil ogrenmenin heyecanida beni Kazakistan’a iten faktorlerden. Kazakistan’in bu cografyanin hizla gelisen ulkelerinden olmasi ve bu gelisimin parcasi olmakta bana zorlu bir sinav gibi geldiki, bireysel gelisimim icin faydali olacagini dusundum.

3.Varisindan sonra ne gibi zorluklarla karsilastin ?

Sponsor vizesi ile geldigim icin, gelisim evrak isleri acisindan cok zor olmadi, nitekim geldikten sonra da ev tutmak, sisteme adapte olmak gibi zorluklar yasamadim. Dubai’den sonra Kazakistan’da ki iklim kosullari ve ulkenin resmi dilleri olan Rusca & Kazakca biraz zorlayici. Kazakca biraz Turkce’ye benziyor fakat Rusca tamamiyle farkli bir dil ve bende hala ogrenme surecindeyim. Yinede biraz Turkce, biraz Ingilizce ile bu zamana kadar idare edebildim.

4. Kazakistan’da turizm ve restorancilik hakkinda ne dusunuyorsun ?

Ulkenin turizmide kendisi gibi ciddi bir gelisim gostermekte, dunyanin onde gelen turizm markalarini ve yine pek cok ulkenin mutfagindan ornekler bulmak mumkun fakat Kazaklar ete olan duskunlukleriyle genelde Steak House’lari tercih ediyorlar.Onumuzdeki yillarda bolgenin dahada iyi bir konuma gelecegi suphesiz.

5.Turkiye ve Dubai ile kiyasladigin zaman Kazakistan’da ki yasamini nasil buluyorsun ?

Turizm sektorunde calisanlar is yerinde zaten yeterince stress altinda oluyor o anlamda ulkenin ne kadar rahat oldugu, trafik seviyesi, sosyal yasam vb. faktorler onemli. Kazakistan’i huzurlu buluyorum, onun haricinde Dubai’den sonra havaninda burada cok daha temiz ve bol oksijenli oldugunu gormek mumkun ki buda benim icin bir avantaj.

6.Kazakistan’da calisma kosullari ve sosyal yasam dengesi nasil ?

Burada da hemen her ulkede oldugu gibi Turizmcilerin calisma saatleri bir hayli fazla, yinede herkesin iki gun izin kullaniyor olusu meslegi biraz daha insani kiliyor.

7.Kazakistan mutfagi, yemek kulturu ve yaygin tadlar neler ?

Et urunleri Kazak mutfaginin vazgecilmezi. Hemen her yemekte dana ve at eti bulmak mumkun. Halkin geneli Musluman oldugu halde domuz etide yaygin. Hamur isleri ve mantilarida Turkiye’yi aratmiyor.

8. Hayat pahaliligi ne durumda ?

Yaz aylarinda yerli uretilen tum sebze , meyveleri taze ve ucuz bulmak mumkun.Kis aylarinda ise uretim duruyor ve ithal urunler pazara girmeye basliyor. Dolayisiyla kis aylari fiyatlar pahalilasiyor. Gelirinizin %10’unu vergi olarak veriyorsunuz, petrol ve petrol urenleri oldukca ucuz. Nufusun genc olmasi sebebiyle sosyal yasam ve gece hayati cok yaygin. Bunun maliyeti ise pek cok ulkeye gore daha ucuz. Ev kiralari semtine gore cok degiskenlik gosteriyor fakat en pahali semtte dahi 1700 try civari kira ile ev bulmak mumkun. Toplu tasima yaygin o anlamda Dubai’den cok daha iyi.

9.Egitim ve saglik kosullari ne durumda ?

Egitim sistemi Turkiye’ye kiyasla cok ilerde..Genc ogrencilerin en az 3-4 dil konustuguna sayit oluyorum. Saglik sistemi ise henuz gelisme asamasinda, 2000 li yillarin Turkiye’si denebilir. Okullarda Rusca ve Kazakca zorunlu, Ingilizce ve Turkce egitim veren okullarda var.

10.Son olarak Kazakistan’a gelmeyi dusunenler yada meslege yeni girenler icin soylemek istedikleriniz neler ?

Yurt disina cikis zorlu bir surec, bu surece, getirileri ve goturulerine hazirlikli olmak gerek. Acik goruslu olup hedeflerinizi koyup ona gore ilerlemelisiniz.Her ulkenin kendine gore arti ve eksileri var, ne istediginizi bilmek onemli. Kazakistan guvenli, bariscil ve stresten uzak bir ulke. Gelisme halinde olusu ve akabinde dogan firsatlari degerlendirebilmek cok onemli.

Yalcin kariyerine ne kadar daha Kazakistan’da devam eder orasi bilinmez ama sizler icin aydinlatici olacagina inandigim cevaplari icin tesekkurler. Yolunuz duserse elinden yemeyi unutmayin.

Iyi sanslar..