Reklamlar

A’dan Z’ye Oreo Tarihi

7’den 70’e herkesin sevgilisi Oreo bu yazımızın baş aktörü.Oreo bugünlere nasıl geldi? Dünya çapındaki ününe kavuşmadan önce hangi yollardan geçti? Tüm detaylar bu yazıda..

19.Yüzyılın ortalarında Amerikan pastane endüstrisinde sanayileşme devrimi boy göstermeye başladı. Tuzlu krakerler yerlerini çeşit çeşit bisküvilere bırakıyordu ve tamda o dönemde Jacob ve Joseph Loose kardeşler sektörün gidişatını farketmiş olacaklarki Kansas’ta ki “Corle Cracker and Confectionery Company’yi” satın aldılar.

Jacob Loose

Adı “Loose Brothers Manufacturing” olarak değişen şirket, Jacob’un yayılmacı politikası sayesinde kısa zamanda multi milyon dolarlık bir şirket haline geldi. Buna rağmen Jacob komşu şirketlerle rekabet içinde olmayı mantıklı görmüyordu. Güçlerini birleştirmeleri halinde bu durumun herkes için daha karlı olacağına inanıyordu. 1890 yılında Adolphus Green isimli avukatı, diğer şirketlerle anlaşma sağlaması için işe aldı. Anlaşmalar tamamlandığında “American Biscuit and Manufacturing Company” Amerika’nın ikinci en büyük ortaklığı olmuştu.
Jacob bu ortaklığın başkan, Joseph direktör ve Adolphus hukuk müşavirliği görevlerini üstlendi.
Sonraki yedi yıl boyunca bu ortaklık, ülke çapındaki diğer iki rakibi olan New York Biscuit Company ve the United States Baking Company ile ciddi rekabet haline geldi ve hatta gazeteler haberleri bisküvi savaşları olarak yayınlamaya başladı. 1897 yılında artık sağlığınında el vermediğini söyleyen Jacob başkanlık görevini bıraktı. Bu görev artık kardeşi Joseph’e geçmişti ve Joseph gereğinden fazlasıyla rekabet görmüş, bu durumdan yorulmuştu. Bu ekonomik savaşı bırakmaya yada en azından artık kar edecek konuma gelmeye kararlıydı.Cok gecmeden Joseph ezeli iki rakibi ile masaya oturup anlaşmaya vardı. Yeni oluşumun adı “National Biscuit Company (Na. Bis. Co.)” olmuştu ve Joseph dahil olmak üzere Jacob’tan geriye kalan herkes yeni oluşumda görevler üstlendiler. Bu süreçte Jacob çok karşı çıkmış fakat kardeşine laf geçirememişti.

Jacob bu duruma çok içerlemiş olacakki, sağlına yeniden kavuşup John Wiles ile birlikte “Loose – Wiles Biscuit” şirketini kurdu. Loose – Wiles kısa sürede sıradaki yerini Na.Bis.Co. nun hemen ardında aldı.1912 Yılında 45 Milyon $ yapan Na.Bis.Co’yu 12 Milyon $ ile Loose – Wiles izledi. Loose – Wiles’ın başarısının kaynağı satışlarının çoğunu kaplayan ve marketlerin ton ile sipariş ettiği “Hydrox”tu. Hydrox o döneme kadar görülmemiş kalitede bir bisküviydi. Gerek tadı, gerek deseni, gerekse gevrekliği mükemmeldi.

Na.Bis.Co giderek azalmaya başlayan satışlarıyla birşeyler yapması gerektiğinin farkına vardı ve tamda Loose – Wiles’ın 10’uncu kuruluş yıl dönümünde neredeyse bire bir Hydrox kopyası olan “Oreo” bisküvilerini piyasaya sürdü. Aradaki tek fark desenlerinin çok daha az detaylı oluşuydu. Kısa süre geçmeden Oreo adının kaynağı ile ilgili bir sürü fikir ortaya atılmaya başlandı. Fakat Na.Bis.Co’nun isim hakkına sahip olduğu diğer bisküvilerden yola çıkarak Oreo’nun adının kaynağına varmak cok zor olmadı. Avena, Lotus, Helicon, Zephyrette, Zaytona, Anola, ve Oreo.

Avena yulafın Latincesi, Lotus malumunuz Nilüfer çiçeği, Helicon Heliconia çiçeği, Zephyrette Latincesi Zephyranthes olan bir çeşit zambak, Zaytona zeytinden, Anola kanola yağından..Belliki birisi ciddi anlamda botanik meraklısıydı. Hal böyle olunca Oreo adınında Oreodaphne adı verilen bitkiden geldiği aşikar. Üstelik altında yatan gizli mesaj ise bu bitkinin ağrı kesicilerin içeriğinde kullanılıyor olması. Kim bilir Oreo’nun gizli tarifinde de biraz vardır belki.. 

Hydrox’un krallığı ise çok uzun yıllar devam etti.Oreo hiçbir zaman Hydrox’u tahtan indirecek kaliteye ulaşamadı gelgelelim Hydrox’un sonu farklı şekilde yazıldı. Hydrox ismini içerik olarak çokta ilgisi olmadığı halde hydrogen + oxygen (hidrojen ve oksijen)den alıyordu. Zaman içerisinde pek çok farklı ürün aynı adı kullanmaya başladı ve Loose – Wiles isim hakkı konusunda herhangi bir başarı elde edemedi. Artık raflarda aynı isimle sular, zencefil gazozları, dondurmalar bulmak mümkündü. Bu durum başlarda çokta problem yaratmasada temizlik ürünlerininde benzer isimler seçmesi ciddi sorunlar yarattı ve Hydrox ve benzeri isimler insanlara kimyasal çağrışımlar yapmaya başladı. Bisküvilerin kralının sonu kendi adından ve algı probleminden gelecekti. 1960’lı yıllara gelindiğinde Hydrox’u hatırlayanların sayısı yok denecek kadar azdı ve boşta kalan tahta Oreo geçeli çok olmuştu.

Stella Parks’ın BraveTart: Iconic American Desserts kitabından tarafımca çevrilmiştir..

 

(Visited 9 times, 1 visits today)
Reklamlar

Chef Expat

Chef

A’dan Z’ye Oreo Tarihi” için bir yorum

Yorumlar kapatıldı.